Denizli Öğretmen Okulu ,Mezunları ve Çalışanları Derneği,Öğretmenler Günü Açıklaması

Denizli Öğretmen Okulu ,Mezunları ve Çalışanları Derneği,Öğretmenler Günü Açıklaması

Denizli öğretmen okulu ,lisesi ,eğitim enstitüsü mezunları ve çalışanları derneği:24 kasım öğretmenler günü basın açıklaması; Gündem değerlendirmesi ve nitelikli öğretmen yetiştirme.

A+A-

Gündemimiz
 1)Eğitim öğretim ve covid -19 aşısı 2)Öğretmenlerin ekonomik sıkıntısı ve 3600 ek göstergesi, 3)Zirai alanda çalışan öğrencilerin ayağına hizmet taşınması 4)Yetersiz olan kreş ve anaokullarının sanayi sitelerine ve üniversite kampüslerine hızla yapılandırılması,5) Nitelikli Öğretmen yetiştirme
-Öğretmen Yetiştirme: Bilme ,akla dayalı, evrensel değerlere sahip ,teknolojik donanımlı ,ulus kavramına bağlı öğretmen girdisine ihtiyaç vardır. Arz –talep dengesi düşünülerek Eğitim Fakültelerinin sayısı azaltılmalıdır. Lisans eğitimi için var olan 4 yıl yeterli değildir.  Okullarda uygulama evresi yetersiz , bu süre uzatılmalıdır.  Uygulamalar bölgesel farklar düşünüldüğünde her bölgede 4 ay kalma koşulu ile  16 ay olmalıdır. Düşüncemize göre Eğitim Fakülteleri 5-6 yıl olmalıdır.. Tüm süreçler sonunda öğretmenler sınavla alınmalıdır. Sınav üç aşamalı olmalıdır. 1C. Aşama; Türk Dili, konuşma , okuma ,yazma, sosyoloji ,Türk tarihinden oluşmalıdır.2c. Aşama : Eğitim bilimi(Temel pedagoji, okul pedagojisi ,psikolojisi) kapsamlı olmalıdır .3.c.Aşama:Branş bilgisi içermelidir. Alınan öğretmenler hizmet içi eğitimle , Eğitim Fakültelerinde sürekli desteklenmelidir. Hizmet içi eğitim tatil amaçlı değil bilgilerin yenilenmesi ve güncellenmesi açısından düşünülmelidir. Okul yöneticileri, liyakat esas alınarak, lisans üstü eğitim ve doktora eğitimi yapmış kişilerden olmalıdır. Üniversite rektörleri, dekanları ve kurum yöneticileri üzerinde  hükümetin yetkileri azaltılmalı devlet ideolojisi(ulus bütünlüğü ve birliği) ön plana çıkmalı , demokratik gelişmeler sağlanmalıdır

Öğretmenlik statüsünü toplumda yükselten önlemler alınmalıdır .,Üniversite girişte öğretmenlik için ilk 3 tercihte bulunana burs ve atama garantisi verilmelidir. Stajyerler için uygulama okulların da ,mahrumiyet bölgelerinde lojman sıkıntısı giderilmelidir.
Daha önce atanması yapılan ancak eğitim formasyonu olmayan ve branşı dışında öğretmenlik yapanların yetiştirilmeleri için hizmet içi eğitimle sağlanmalı..
Müfredatlarla: Devlet ilkeleri ve Anayasa çocuklarımıza öğretilmeli. Türk Dili , Matematik ,Biyoloji, Fizik  ,Kimya, her aşamada vaz geçilmez olmalı.  Gerekli laboratuvarlar yeniden orta öğretimde kurulmalıdır. Demokratikleşme adına disiplinli eğitimden vaz geçmemeli, birleştirilmiş sınıflardan ,taşımalı eğitimden vazgeçilmeli. Sınıfta kalma olmalı, başarısız görülen çocuklar, başarılı olacak alanlara yönlendirilmeli, Arz –talep düşünülerek mesleki eğitime ağırlık verilmeli. Müfredatlar da yer alan: Arap, ABD, Alman ve Misyoner faaliyetlerini engellemek adına değişimlere gidilmelidir. Eğitim-öğretim sektörünün serbest Pazar ilişkilerini belirleyen bir kazanç alanına dönüştürmemek için Tüm vakıf -Devlet üniversitelerinin;  Matematik, Fizik, Biyoloji, Kimya alanında Bilimsel gurupların olması sağlanarak ARGE çalışmalarına fırsat yaratılmalıdır.. Eşit toplum yaratılmadan iyi bir eğitim sistemi düşünülemez. Bu gerçek göz önüne alınarak, her bölgede  Yatılı Bölge Okulları, Yatılı Anadolu Liseleri, Yatılı Öğretmen Anadolu Liseleri yeniden gözden geçirilerek: köy çocuklarına ve fakir aile çocuklarına açık hale getirilmelidir. , 
Okul kitapları yazılırken, Türk tarihi, Cumhuriyet tarihi, Osmanlı tarihi ,Sosyolojik veriler göz önüne  alınarak , Üniversitelerin oluşturduğu bilimsel kurumlarca denetlenmeli, ulus bütünlüğü ,birliği ön planda tutulmalıdır .Okul yaşamında iken öğrencilerle demokratik uygulamalar yapılmalı…Okul yönetimine katkı veren seçimle gelen okul başkanları olmalıdır.   Öğrencilerin katkıları ile  okul dergileri çıkarılmalıdır.
Beyin göçü: İyi eğitimli, üretken, düşünen, nitelikli kişilerin kendi ülkesinden bir başka ülkeye göç etmesi olarak tanımlanmaktadır. Göç veren ülkelerin veriş nedeni: Ekonomi, İnsan hakları,  ,özgürlükler olarak ön plana çıkıyor.

OECD  KURUCU ÜLKELERİ BU OLAYI DESTEKLEMEKTEDİR.

Bundan yararlanan ülkeleri ABD, Kanada, AB Ülkeleri olarak sayabiliriz. Bunun göç veren ülkeye olumsuz ve olumlu (dönüş olursa) etkileri olabilir. Tarihe bir göz atarsak biz olumlu olarak etkilendiğimiz olayları şöyle sıralayabiliriz  ..1- 1492 İspanya Yahudi’lerine kucak açarak ülkemizdeki ticaret hayatına büyük hareket kazandırılmıştır. .2- Hitler zulmünden kaçan Alman Yahudi akademisyenleri kabul ederek Türk Eğitim sisteminin gelişmesine ve üniversitelerde yeni bölümlerin açılmasına katkı sağlanmıştır .3 -1980 Sonrası kurulan Bilkent Üniversitesinin Akademik kadrosu  rahmetli İhsan Doğramacı’nın özel gayretleri sonucu yurt dışında bulunan Türk Akademisyenlerin geri dönüşümü ile sağlanmış,  Üniversitenin öncü ve  başarılı olması  sağlanmıştır.
Günümüze gelindiğinde bizim ülke olarak değerli varlığımız olan yetişmiş insan gücünü kaybetmemiz acı bir gerçektir. Nitelikli eğitilmiş  Asya ve Ortadoğu ülkeleri için ülkemizin geçiş olarak kullanıldığını unutmamamız gerektiğine inanıyorum.  Gidenler gelmiyor veya gelemiyor. Eşi ve benzeri görülmemiş genç kuşak bulunduran ülkemizin nitelikli gençleri dış ülkelerden önce belirleyip onlara sahip çıkmalı,  Devlet olarak ,  orta öğretimden itibaren  yetenekli öğrencilere özgü açılacak  az sayıdaki kurumlarda eğitip ( Güzel kurumların çoğaltılması dejenerasyona yol açmaktadır),ülkenin geleceğine katkıda bulunmaları için ,milli konularda görev almaları sağlanmalıdır..


HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.