KERKÜK’E BORCUM VAR, YA SİZİN?

KERKÜK’E BORCUM VAR, YA SİZİN?

Türk şehri Kerkük’te iki Türk öğretmen daha şehit edildi. Bu şehitler Kerkük nezdinde Irak Türkmeneli coğrafyasında verdiğimiz kaçıncı şehit, bilmiyorum.

A+A-

Birinin adı Abdulhuseyin Mahmud diğerinin adı Kasım Nasih Şekur... Allah diğerleri gibi her ikisindende razı olsun. Çünkü onlar, “Müslüman Türk Milleti” yaşasın diye “Türk” duruşlarından hiç vazgeçmediler ve bunun bedelinide kurşunlanarak vede yetmedi mübarek bedenleri yakılarak ödediler.

Benim bu Kerkük’e ve şehitler diyarı haline gelen Türkmeneli’ye borcum varda sizin yokmu?

Başına gelecekleri tahmin ederek Kerkük’e dönen ve idam edilerek şehit edilen rahmetli Nejdet Koçak’ı yaşayan nesilllerin kaçı biliyor? Irak’a dönme diyenlere, “Olur mu hiç! Irak’taki çocuklarımızı, kardeşlerimizi nasıl sahipsiz bırakabiliriz. Kerkük’ü ikinci bir Kıbrıs durumuna düşürmemeliyiz. Ben gitmek mecburiyetindeyim” diyerek verdiği cevabın bile, üzerimizde yarattığı sorumluluğun farkında değiliz.

 

Memleketimizde Atatürk’ü sevenlere ve Atatürkçü geçinenlere soruyorum: Musul ve Kerkük diye ağzımıza aldığımız Irak Türkmeneli bölgesinin Misak-ı Milli sınırlarımız içinde yer aldığını bilmiyormusunuz? Atatürk’ün hedefinin aynen Hatay’da olduğu gibi bu toprakları Türkiye’nin sınırlarına katmak olduğunu bilmiyormusunuz? Eğer biliyorsanız dün Saddam’ın bugün Barzani’nin zulmünden dolayı inleyen Irak Türklerinin sesi niçin olmuyorsunuz? Bu gün iade-i itibar istenilen Şeyh Sait ve şürekası yüzünden Irak Türkmenlerinin zulme uğramaya devam ettiğini anlamıyormusunuz? İnsan hakları anlayışınız Kerkük’e hiç uğramıyormu?

 

“Yanar Kerkük

 Mum kimin yanar Kerkük

 Yağ yandı fitil bitti

 Ahrında söndü Kerkük” 

 

dörtlüğü yıllar önce yazıldı ama Kerkük ve Irak Türkleri bir türlü sönmedi.  Direniyorlar ve dökülüyorlar ama biz bir türlü bunun farkında değiliz. Zaten farkında olsak Irak Türklerine zulüm edenleri tükürükle bile boğacak güçteyiz. Ama gelin bakın ki bir terör örgütü ile baş etmekte zorlanıyoruz.

 

Ne yazıkki Türk Milleti’nin, Kerkük ve Irak Türkleri umurunda değil. Bizleri Gazze kardeşliğine kitlemişler. Kerkük’te kardeşlerimizin yaşadığının farkında değiliz. O soydaşlarımızın yani Irak Türkmenleri’nin bize rahat bir yaşam alanı yaratmak için başka güçlerin hükümranlığına girmiş Türkmeneli bölgesinde ne çileler çektiğini bilmeyen bir halk var Türkiye’de...

 

Yüzlerce insanın, binlerce bombanın altında şehit edildiği Telafer’in, şanlı direnişini konuşanımız yok...

Musul, Erbil, Altunköprü, Telafer, Tuzhurmatu, Kifri, Kara Tepe, Hanekin, Süleymaniye, Mendeli’nin Türk şehirleri olduğuna dair Türk kamuoyunda tık yok... Varsa yoksa Müslüman Kardeşler, El Kaide, Hamas, Filistin ve Suriye tantanası...

 

Oysa 1785 yılında, dikkat edin 1985 diye yazmıyorum. 1785 diyorum. Elin yabancısı William Guthrie’nin o tarihte yaptığı haritada, bu bölge Türkmeneli bölgesi olarak belirtilmiş. Biz 2012’de (2023'de de bilmiyor ve konuşmuyoruz) bunu bilmiyoruz ve konuşmuyoruz ama adamlar 1785’te Irak Türkleri ile uğraşıyor.

 

Bunları faşist, ırkçı, şövenist, milliyetçi vs. gibi bir saikle yazmıyorum. Soydaşlarımın uğradığı zulüm karşısında bir insanın feryadı olarak ifade ediyorum. Bunu belirtmemin nedeni bazılarının bu düşüncelerime kasden yakıştırma yapmalarını önlemektir. Biliniz ki; Irak Türkleri, büyük bir felaketle ve vahşetle karşı karşıyadır. Türk Milleti bu kardeşleri için ayağa kalkmazsa dünya her zaman olduğu gibi bu zulme kulak tıkayacaktır. Çünkü bölgedeki petrolün gerçek hak sahibi Kerkük ve Musul Türkleridir. Bu bilinsin istemezler. Ama ben petrolden vazgeçtim bana Irak Türkleri lazım. Kardeşlerimi petrole vazgeçmem. Onlar rahat, huzurlu, güvenli yaşasınlar, bunlar bana yeterde artar. 

 

Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan ve benimde mensubu olmaktan dolayı gurur duyduğum Türk Milleti’ne sesleniyorum: Ben bir Balkan Türküyüm. Kerküklü kardeşimden tek farkım başka bir coğrafyada doğmuş olmam. Aynen sizin Türkiye’de doğmuş olmanız gibi. Yok bizim aramızda bir fark. O zaman ne duruyorsun, onu anlamak ve yardımına koşmak için... Seni bekliyorlar, ümitleri hala sönmedi... Gözleri ve yüzleri buraya dönük. Allah’tan sonra medet bekledikleri tek güç Türk Milleti. Haydi artık farkına var da koş Kerküklü Türk ile kucaklaşmaya ve başla onlara hiç ödenmeyecek borcunu ödemeye...

Özcan PEHLİVANOĞLU

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.