Dr.Yasin ERCİLSİN

Dr.Yasin ERCİLSİN

Dr.Yasin ERCİLSİN
Yazarın Tüm Yazıları >

Çıkmazdaki Türk Devlet Aklı ve Küresel Dengeler

A+A-

 

Tarih boyunca insan, toplumun parçası olarak adil bir düzen arayışında olmuştur.

Zira siyaset felsefecilerinin sıkça kullandığı “insan insanın kurdudur” sözünden hareketle toplumu oluşturan parçaların birbirine karşı “zorbalığı” kanunlar ve kurallar ile sınırlandırılmıştır. Bireylerin karşılıklı uzlaşması şeklinde tarif edebileceğimiz “toplum sözleşmesi” bir tür “devlet düzeni” adı verilen yapıyı ortaya çıkarmıştır.  Ancak insanlığın gelişimi ve toplumsal düzenin dinamizmi “devlet” adı verilen aygıtın da farklı versiyonlarını doğurmuştur. Zaman içerisinde devletlerin idare biçimleri değişkenlik göstermiş, çağı yakalayamayan “düzen” yıkılmaya yüz tutmuştur.

Türk tarihinde de çeşitli devlet idare biçimleri ortaya çıkmış ancak günümüzde popüler kültürün de etkisi ile çeşitli “medyatik” kavramların süslediği “devlet algısı” zihinlerimizde belirmiştir. Fakat idare biçimi her ne olursa olsun “devlet” kavramı toplum yapımız içerisinde kutsiyet atfedilen bir ideale dönüşmüştür. Küresel dünyanın bize dayattığı “dünya vatandaşlığı” fikri “benim devletim” düşüncesini oldukça yıpratmış olsa da Türkiye’de devlet kavramı “korku, aidiyet ve güç” bağlamında varlığını devam ettirmektedir. Kuşkusuz devlet kavramının idealize edilmesi yahut korku duyulan bir yapı olarak görülmesi iktidarların politikaları ve küresel dengelerin etkisi ile de doğrudan bağlantılıdır. Nitekim Osmanlı İmparatorluğu ve devamı olan Türkiye Cumhuriyeti iki farklı devlet biçimini temsil etmekle birlikte toplumun düzen içerisinde kendini ait hissettiği algı biçimi oldukça önemlidir.

Mustafa Kemal Paşa’nın ilan ettiği cumhuriyet zaman içerisinde çağdaş kurumlarını inşa etmiş, Osmanlı İmparatorluğu’ndan devraldığı kurumların da birçoğunu modernize ederek çağdaş düşüncenin yapı taşı haline getirmiştir. Böylece Türk devlet aklı farklı biçimlerde ama aynı kurumsal plan ve hedefler doğrultusunda varlığını sürdürmüştür. Silah arkadaşı olmalarına rağmen Mustafa Kemal Atatürk’ün başında olduğu devlet aklı ile Milli Şef İsmet İnönü’nün Türkiye’sindeki devlet iradesi farklılıklar göstermiş, ancak yine de dengede büyüyen bir perspektif ortaya koymuşlardır. Ancak Türkiye’nin 1952’de NATO’ya girişiyle birlikte “Türk Devlet Aklı” büyük oranda “öz” ve “biricik” melekelerini kaybetmiş veya sönümlenmeye bırakmıştır. 

II. Dünya Savaşı’ndan sonra Sovyet Rusya’nın toprak talepleri ve askeri müdahale tehditlerini bir biçimde idare edemeyen Türk devlet aklı çareyi NATO şemsiyesi altına girmekte bulmuştur. Demokrat Parti döneminde başlayan, 1960 Askeri Darbesi ve 1980 Askeri Darbesi ile zirveye çıkan Amerikancı ideoloji Türk devlet aklını kontrol etmiştir. Kontrol edemediği noktada asker eliyle sisteme müdahale ederek yeniden biçimlendirmiştir. 

Sovyetler Birliği’nin dağılması ile ABD ve NATO’nun ağırlıklı stratejik hedefindeki metodik farklılıklar, Türk devlet aklını inşa edecek birtakım kurum ve yapılara fırsatlar doğurmuştur. Özellikle Sovyet Rusya’nın çekildiği bölgelerdeki Türk Cumhuriyetlerini biçimlendirme, yeniden inşa etme ve kontrol etme süreci ABD ve Türk devlet aklını ortaklaştırırken, diğer taraftan Türkiye’nin yükselen bölgesel gücü ile hareket kabiliyetinin gelişmesi ABD’nin istemeyeceği süreçleri beraberinde getirmiştir.  

  Neticede Ortadoğu, Kafkasya, Akdeniz, Ege ve Karadeniz’de aldığı yaralara rağmen kendi perspektifini geliştirmeye çalışan Türkiye, yakın dönemde 15 Temmuz 2016’da ciddi bir darbe girişimi ile karşı karşıya kalmıştır. Ardından refleks gösteren devlet aklı Rus menşeli hava savunma sistemi alarak ilk defa NATO konseptinin dışına çıkarken, bir yandan da milli silah sanayindeki hamleleri ile dışa bağımlılığını oldukça azaltmıştır. Suriye’de askeri operasyonlar yaparken, bilhassa Akdeniz’de geliştirdiği doktrini “Mavi Vatan” adı altında uygulamaya başlamıştır. Türkiye, Kafkasya’da Rusya, Ermenistan ve İran’a rağmen yeni bir perspektif ortaya koymayı başardı. Ancak Trump’un yeniden ABD Başkanı seçilmesi ile Türk devlet aklı yeniden Batı endeksli çerçevesine geri dönmüş gözüküyor. Zira Türk devlet aklı Akdeniz’de ilan edilen doktrini pasif hale getirirken, Suriye’deki hedeflerini sahada uygulayacak adımları atma konusunda oldukça geç kaldı. 

Türkiye, özellikle İsrail’in Ortadoğu’da ortaya çıkan stratejik boşluğu doldurmaya çalıştığı süreçte bağımsız harekât kabiliyetini pekiştirecek etkiyi sahaya yansıtamadı. Türkiye’nin desteklediği yeni Suriye hükumeti İsrail’den ölümcül darbeler alırken, İsrail’in sahadaki aktörleri Türkiye’den gereken cevabı alamadığı gibi bölgesel stratejilerini geliştirecek zaman ve zemini bulmayı başardılar. Kıbrıs’ta Rum kesimi, Ege’de Yunanistan, Karadeniz’de Rusya ve Ukrayna Türkiye’nin caydırıcı gücünü pasivize edecek hamleler yapabildiler. ABD Çin ile giriştiği rekabetin bedelini öderken Türkiye stratejik gücünü kullanmak yerine bağımsız hareket etme güdülerini törpüleyecek kararlar aldı veyahut sessiz kaldı. 

Neticede “Türk devlet aklı” fırsat, tehdit ve risk bağlamında gereken reaksiyonu göstermek yerine dışarıdan müdahale edilerek “biçimlendirilmiş gibi” görünen siyasi manevraları kabullenen bir pozisyonda kalmış görünüyor. Bu süreç bir kuluçka evresi ise sürecin gereğinden fazla uzadığını, eğer bir strateji ise gereğinden fazla geri çekilen devlet aklının hasar aldığını/alacağını ön görmek çok da zor olmasa gerek. Dolayısıyla “çıkmazda” görünen devlet aklının toplumsal düzenin kolonlarını koruyacak şekilde “varlığını” göstermesi kaçınılmazdır. Aksi takdirde hızla gelişen yeni dünya düzenine ayak uydurmakta çok geç kalınmış olacak. Güzel yarınlarda buluşmak dileğiyle…

******

Yasin Ercilsin kimdir? 

Yasin Ercilsin, 1991 yılında Kars’ta doğmuş, ilköğretim ve lise eğitimini Kars’ta tamamlamıştır. 2008 yılında başladığı Pamukkale Üniversitesi Tarih Bölümü'nden 2012’de mezun olmuştur.  Kafkas Üniversitesi’nde “12 Eylül 1980 Darbesi” üzerine yüksek lisansını 2015 yılında, 2024 yılında ise Atatürk Üniversitesi’nde “Türk ve Rus İlişkileri” üzerine hazırladığı doktora çalışmasını tamamlamıştır.

Uluslararası ilişkiler, siyasi ve sosyal tarih alanlarında birçok bilimsel çalışması bulunan Yasin Ercilsin, halen Iğdır Üniversitesi Tarih Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev yapmakta ve lisans ile lisansüstü düzeyde dersler vermektedir. Ayrıca ulusal ve uluslararası panel, kongre, sempozyum ve çalıştaylara katılarak bölgesel ve küresel konular üzerine yaptığı bilimsel çalışmalarını sunmaya devam etmektedir.       

Instagram launches a new logo - a 'simpler camera' - BBC News@yasinercilsin  @yasinercilsin       grafik, simge, sembol, çizgi, siyah içeren bir resimYapay zeka tarafından oluşturulmuş içerik yanlış olabilir. @yasinercilsin    Mail: ysin36@hotmail.com

Kıymetli Hocam Dr.Yasin ERCİLSİN Akis Haber ailesine hoş geldiniz 

 

Bu yazı toplam 885 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.