Ahmet Özcan

Ahmet Özcan

Akishaber / İmtiyaz sahibi
Yazarın Tüm Yazıları >

İkimizde ağladık...

A+A-

Kale'ye gittim

Keşke gitmeseydim

Hocanın hasta olduğunu biliyordum.

Ama hiç tekerlekli sandalyede hayal etmemiştim

Sokakta gördüm,

Çok üzüldüm tarifi mümkün değil.

O koca cüsseli dev yürekli adam,bir tekerlekli sandalye ye mahkum olmuştu

Yanına gittim diz çöktüm.

Göz göze geldik,

Yüzüme baktı,yüzüne baktım,birde titreyen ellerine

Konuşmak için dönmeyen diline,lal olan dilime...

Hastalıkta sağlıkta elbette ki Allah'tan...

Bir kaç kelimeyi  yan yana getirip bir cümle bile kuramadık ikimizde,

Kalakalmıştık,sustuk gözlerimiz konuştu.

Sonra, hoca bana ;

Ahmedim hakkını helal et,belki bir daha görüşemeyebiliriz.

Çünkü iyi değilim

Gördüğün arkadaşlara,ülküdaşlarımıza söyle haklarını helal etsinler...

O hüzün dolu sesi ne aklımdan ne de kulağımdan çıkmayacak.

Sarıldık uzun uzun abi kardeşçe, hasretle

Ağladık ikimizde gözyaşlarımızı kimseden saklamadan.

Yol ortasında kimseler yokmuşçasına...Festival varmış kimin umurunda.

Elimi sıkı sıkıya tuttu o parkinsona teslim olan parmaklarıyla. Ben onu teselli etmeye çalışırken onun beni teselli etmeye çalışması yüreğimi dağladı, içimi acıttı.

Kilitlendiğimi görünce lafı değiştirmeye çalıştı. Yoldan gelmişsin yemek yedin mi,çay içtin mi...

Üzülme Ahmedim,biz Yaradan'a teslim olmuşuz daha ne olsun.Mevlam ne eylerse güzel eyler. Ama içimi acıtan hastalık değil,vefasızlıktır deyince çöktüm...

Ne diyebilirdim ki,haklıydı Cemil Hoca...

Cemil Hoca ülkücülerin fikir babasıdır Kale'de ve tabi ki hepimizin.

Ama o koca cüsseli adam bir tekerlekli sandalye ye mahkum olmuştu. Tam konuşamıyor,dilinden dökülenlerde sitem doluydu, konuşamadım konuşmamalıydım çünkü suçluydum ve her dediği acı ama gerçekti.

Öyle ya Kale Denizli de değil, Fizandaydı ve gidip gelmek mümkün değildi ki, biz Cemil Hocamızı bu durumunda yalnız bırakmışız. Aferin bize...Aferin bize...

Ayrılık zamanı gelip çatınca 

Ellerini sımsıkı tuttum öptüm öptüm...

Vedalaştık hocayla, tarihe bir fotoğraf bıraktık,o tekerlekli sandalyesini zar zor harekete geçirdi uzaklaştı gitti. Tıpkı vefasızlık gibi... 

Gözden kayboluncaya kadar, hüzünlü gözlerle bende onu izledim.

Hala için yanıyor, kelimeler boğazıma düğümleniyor.

İşin en kötüsü de ne biliyor musunuz, Vefasızlık kelimesinin en çok ülkücüler arasında dile getirilmesi. Yazık çok yazık, hepimize yazıklar olsun.

Ey kendisini Ülkü Devi gibi gören Ülkücü geçinenler,ülkücülükten geçinenler  sözüm size değil...

Cemil hocanın ÜLKÜCÜLERE selamı var...Vefasızlık etmeyin buna hakkınız / hakkımız yok...

Bu yazı toplam 3534 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum