Öcalan'a “stratejik” makam aranırken
Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu adı verilen heyet, ilk toplantısını Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında; Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Millî İstihbarat Teşkilâtı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri’nin katılımıyla gerçekleştirdi.
Toplantının ardından yapılan yazılı açıklamada, "Türkiye Yüzyılı’nın en büyük yapı taşlarından biri olarak Türkiye’nin iç huzurunu ve toplumsal bütünleşmesini pekiştirecek ve aynı zamanda sınır ötesindeki istikrarsızlıklara karşı bölgeyi bir barış, refah ve güven havzası haline getirecek olan bu sürecin hukuki altyapısını oluşturan 7595 sayılı Kanunun 18 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmesiyle beraber idari mekanizmalar hızla harekete geçirilmiştir" denildi.
Açıklamada, "Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu, İzleme ve Tespit Alt Komisyonu, Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu ile Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonunun oluşturulması karara bağlanmıştır. Devletimiz, tüm kurumlarıyla tam bir eş güdüm içinde, toplumsal bütünleşmeyi güçlendirecek bu tarihi adımları kararlılıkla uygulamaya devam edecektir" ifadelerine yer verildi.
***
DEM Parti çevrelerinde “Öcalan kabul edilen yasaya dayalı olarak resmen görevlendirilip, Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu Başkanı olacak.” diyordu. Bu adlandırma “PKK'nın siyasallaşması" anlamına geliyordu.
Ayrıca Cumhurbaşkanı başdanışmanı Mehmet Uçum, “Kanunda yer alan ‘terör örgütünün fiilen sona ermesi’, ‘örgütün tamamen tasfiyesi’ gibi ifadeler hukuksal bir sona erme ya da hukuksal tasfiye anlamında değildir. Bunlar pratik süreçler olarak yürüyecek ve tamamlanacaktır. Tamamlandığı zaman muhataplarla ilgili kişisel şartlar da gerçekleşmişse kanundan kaynaklı bazı pozitif hukuki sonuçlar doğacaktır. Kişisel şartlar gerçekleşmezse negatif hukuki sonuçlar doğacaktır." demişti.
"Kişisel şartlar" ile herhalde Abdullah Öcalan'ın kişisel şartları kastedilmişti. Ad verilmeden Öcalan'ın kişisel şartları gerçekleşirse pozitif hukuki sonuçlar; geçekleşmezse negatif hukuki sonuçlar doğacağı anlatılmış oluyordu.
Toplantıda ise DEM Parti’nin kurulmasını istediği "Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu"nda bir kelime değişikliği yapıldı ve "Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu" denildi.
“Stratejik koordinasyon” kavramı, PKK’nın stratejik hedefi olan “siyasallaşma”yı da kapsar ama bunu geniş halk kitlelerine anlatmayı zorlaştırıyor.
Açıklamada, Öcalan'ın bu komisyonun başkanı olacağına dair herhangi bir bilgi yok. "Siyasallaşma" kavramı, PKK'nın ana hedefi olduğu ve kamuoyunda sert eleştirilere sebep olduğu için mi kullanılmadı belli değil ama bu işi halkın tepkisini büyütmeden adım adım sürdürmek istedikleri anlaşılıyor.
***
Ankara Kurtuluş Parkı’nda eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazileri ziyaret eden İYİ Parti Bursa Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, eyleme polis müdahalesi sırasında yaralandı. İYİ Parti’den yapılan açıklamalarda, Türkoğlu’nun müdahale sırasında yere düşürüldüğü ve darp edildiği belirtildi. İyi Parti'nin en çalışkan isimlerinden olan Türkoğlu, olayın ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı ve daha sonra taburcu edildi.
Şu işe bakın, Büyük Taarruz’un yıldönümünde, Öcalan'a makam aranan günlerde, er gazilere ve er şehit yakınlarına sahip çıkan milletvekiline bile kaba kuvvet kullanılıyor...
+++++
Bu dünyadan bir yiğit
geçti: Mustafa Verkaya
--------
Mustafa Verkaya'nın adını ilk defa 12 Eylül'den önce, İstanbul Aksaray'da bir arkadaşı ile birlikte silahlı bir saldırıdan yere yatarak kurtulmaları ile duymuştum. MHP davasından yıllarca tutuklu kaldı, beraat ettikten sonra milletvekili ve genel başkan yardımcısı oldu. Aktif siyasetin içinde bulunduğu sürece, hep milli haysiyetle davrandı. Ondan başka türlü bir tavır beklenemezdi. Yaradılış olarak eğilmeye, bükülmeye müsait olmayan bir karakter taşıdığı, yüzünden, bakışlarından, ses tonundan; her halinden belliydi. Kendisiyle, uzun bir sohbetimiz de vardı ve Yeniçağ’da yayınlanmıştı. Aynı çizgide yaşayan ortak dostlarımız; meselâ Ali Baykan da ondan hep sevgi ve saygıyla söz ederdi. Allah rahmet eylesin.


YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.