Tanju Özcan tutuklandı

Tanju Özcan tutuklandı

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "irtikap" soruşturması kapsamında gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, savcılık sorgusunun ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

A+A-

"İrtikap" (kamu görevlisinin nüfuzunu kullanarak kendisine veya başkasına menfaat sağlaması) suçlamasıyla başlatılan operasyon kapsamında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi.

Savcılık ifadelerinin tamamlanmasının ardından Başkan Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can ve Ali Sarıyıldız tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Mahkeme heyeti, sunulan delilleri ve ifadeleri değerlendirerek Tanju Özcan'ın tutuklanmasına karar verdi. Kararın ardından Özcan cezaevine gönderildi.

Özcan’la birlikte Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can da tutuklandı.

ÖZCAN'IN SAVCILIK İFADESİ ORTAYA ÇIKTI: "ZORLA REKLAM İSTEMEDİM"

Tutuklama kararından önce Özcan'ın savcılıkta verdiği detaylı ifadeye ulaşıldı. Suçlamaların odağındaki Bolu'yu Seviyorum Vakfı (BOLSEV) ve iştiraklerine ilişkin konuşan Özcan, vakfın mahkeme kararıyla yoksullara, öğrencilere, engellilere ve yatalak hastalara yardım etmek; nihai olarak da büyük bir huzurevi yapmak amacıyla kurulduğunu belirtti.

BOLSEV'in başkanı olduğunu ancak vakfın ticari iştiraki olan anonim şirketin veya yüzde 100 belediyeye ait olan Bolu Bel A.Ş.'nin yönetiminde yer almadığını vurgulayan Özcan, bağış iddialarına şu yanıtı verdi:

"Bolu'nun ileri gelenlerinden, maddi kazancı yüksek şirketlerden ve marketlerden vakfa yardımda bulunmalarını istedim. İddia edilen toplantıda da vakfın amaçlarını anlatıp bağış yapıp yapamayacaklarını sordum. Büyük market yetkilileri doğrudan bağış yapamayacaklarını ancak ciddi bir reklam bütçeleri olduğunu, bu desteği reklam vererek sağlayabileceklerini bizzat kendileri söylediler. O gün kimseye 'Ya seve seve vereceksiniz ya da...' şeklinde bir söylemim olmadı. Kimseden zorla reklam sözleşmesi yapmasını istemedim ve yaptırım uygulamakla tehdit etmedim."

"BAŞSAVCIYI HSK'YA ŞİKAYET ETTİM, HUSUMET VAR"

Savunmasının en dikkat çekici bölümlerinden birinde Özcan, soruşturmayı yürüten makamla arasında kişisel bir husumet olduğunu iddia etti. Geçtiğimiz yıl yaşanan Kartalkaya yangını sonrasında, başsavcılığın belediyeye yönelik tutumu nedeniyle Başsavcıyı bizzat Hakimler ve Savcılar Kurulu'na (HSK) şikayet ettiğini belirten Özcan, "Aleyhime sonradan verilen ifadelerin, bu husumet nedeniyle ve art niyetli olarak organize edildiğini düşünüyorum" dedi.

"AK PARTİLİ KOMİSYON BAŞKANI" SAVUNMASI

Marketlere yönelik sıkı denetimlerin "bağış veya reklam yapmayanlara yönelik bir şantaj/cezalandırma" aracı olarak kullanıldığı iddialarına da yanıt veren Özcan, bu denetimlerin tamamen rutin olduğunu savundu.

Özcan, o dönemde Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü personelinin yetersizliği nedeniyle Bakanlık ve Cumhurbaşkanlığı'ndan belediyelere "denetimleri sıklaştırma" talimatı geldiğini belirtti. Kesilen cezalara karşı marketlerin yargıya başvurduğunu ve mahkemelerin biri hariç tüm itirazları reddettiğini belirterek, yapılan denetimlerin hukuka uygunluğunun mahkemelerce de tescillendiğini ifade etti.

Vakfın topladığı yardımlarla 527 öğrenciye burs verildiğini belirten Özcan, bursiyerleri seçen komisyonun tarafsızlığına dikkat çekerek, "Bu komisyonun mevcut başkanı AK Parti Bolu Belediyesi Grup Başkanvekilidir. Verilen burslarda siyasi veya kişisel bir ayrımcılık söz konusu dahi olamaz" şeklinde savunma yaptı.

Özcan'ın "Ben sadece vakıf için değil, Boluspor, camiler, SMA'lı Rüzgar bebek için de Bolu'nun yararına olan her konuda yardım talep ederim" şeklindeki kapsamlı savunmasına rağmen, mahkeme mevcut delil durumunu göz önüne alarak tutuklama kararını verdi

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.