
Ümit Özdağ'dan Denizli'de Sert Mesajlar
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşa ilişkin değerlendirmesinde, Siyonist lobinin Türkiye’yi hedef gösterdiğini belirterek, Türkiye’nin bu savaşın tamamen dışında kalması gerektiğini söyledi
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ve Zafer Partisi Başkanlık Divanı üyeleri Denizli’de temaslarda bulundu. Özdağ ve beraberindekiler, partisinin il başkanlığı tarafından Amfi Park’ta düzenlenen iftar programında gençlerle bir araya geldi. Daha sonra Çatalçeşme Oda Tiyatrosu'nda PAÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Kulübünün “Genç Liderler Konuşuyor” programına konuk olan Özdağ, gazeteci Fatma Aybüke Afatoğlu’nun moderatörlüğünü yaptığı söyleşide gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, öğrencilerin sorularını yanıtladı.
PANELİN TAMAMINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ
ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşa dair değerlendirmelerde bulunan Özdağ, “ABD ve siyonist İsrail, faşist bir zihniyeti temsil eden Netanyahu, komşu İran'ı, Birleşmiş Milletler yasalarını ihlal eden haksız bir saldırıyla bir yıkıma doğru sürüklemek istiyorlar. Bu saldırı aslında İsrail'in 1982'de geliştirdiği bir projenin parçası. Şimdi, İran'da rejimi devirmek ve İran'ı bir iç savaşa sürükleyip parçalamak hedefiyle bu savaş başlatıldı.” dedi.
Saldırının aslında İsrail'in 1982’de geliştirdiği bir projenin parçası olduğuna değinen Özdağ, bunun özünün İsrail'in güvenliğini sağlayabilmek için Irak'ın üç, Suriye'nin de dört parçaya bölünmesi olduğunu dile getirdi. Sıranın İran'a geldiğini ifade eden Özdağ, “İran'ı bir iç savaşa sürükleyip parçalama hedefiyle bu savaş başlatıldı. Ondan sonra da sıra Türkiye'ye gelir ve bu sistem kendisini gizlemiyor. Daha İran'a saldırı başlar başlamaz siyonist lobi yüksek sesle bundan sonra Türkiye diye bağırmaya başladı. Böyle sadece gazeteciler, stratejistler falan değil eski İsrail başbakanı Türkiye'yi açık bir şekilde hedef gösterdi. Netanyahu zaten Türkiye'yi hedef gösteriyor. Özetle çok ciddi bir gelişmeyle Türkiye karşı karşıya.” diye konuştu, Türkiye’nin bu haksız saldırı savaşının tamamen dışında kalması gerektiğini vurguladı.
“BU SAVAŞTAN DERS ALMALIYIZ”
Irak'ın ve Suriye’nin bölünmesinin engellenemediğini dile getiren Özdağ, Suriye’nin bölünmesi sürecine hükümetin yanlış politikalarından dolayı katkı verildiğini, şimdi de İran’ın aynı akıbete sürüklenmek istendiğini savundu. “Tabii İran bir Suriye değil” diyen Özdağ, “Suriyeli 11 seneden fazla dayandı. İran Suriye'den kat kat büyük, daha fazla bu savaşa hazır, özetle İran'da işleri çok daha zor. Üstelik İran'ın arkasında daha yoğun bir Rus ve Çin desteği olacağı anlaşılıyor. Ve savaşın uzadığı her gün, İran'ın dayandığı direndiği her gün aslında Türkiye'nin de güvenliğine bir katkı ortaya çıkarıyor. Bu çatışmadan, bu savaştan bizim de dersler alarak hızla bazı hazırlıkları yapmamız gerekiyor” görüşüne yer verdi.
Adil yargılama konusuna değinen Özdağ, “Türkiye'de Melih Gökçek bir belediye başkanı olarak yargılanmadan Ekrem İmamoğlu'nun yargılanmasının da halk vicdanında bir karşılığı yoktur. Ekrem İmamoğlu'nun suçludur suçsuzdur demiyorum, onu bilmiyorum ama eğer yasalar herkese eşit uygulanacaksa o zaman Melih Gökçek'in de hakkında soruşturma yapılması gerekiyor.” dedi, Melih Gökçek'le ilgili ithamı aynı partiden Bülent Arınç’ın yaptığını söyledi. Özdağ, kendisinin de bu adaletsizliklerle mücadele ettiğini, etmeye de devam edeceğini kaydetti.
“SANDIKTA HESAPLAŞIRIZ HODRİ MEYDAN”
TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarına değinen Özdağ, “Müzakereler yapılıyor. Hazırlanan raporla yeni bir aşamaya ulaştı ve bayramdan sonra TBMM Genel Kuruluna yasa değişikliği önerileri gelecek ve bunu kaçınılmaz olarak anayasanın değiştirilmesiyle ilgili çalışmalar izleyecek. Bu işe başlarken ne dediler? Terörist Türkiye, hiçbir şart yok, PKK silah bırakacak… Öyle mi oldu? Hayır. Bu büyük bir yalandı Türk milletine söylenen. PKK öyle tek başına ben dağılıyorum silah bırakıyorum demedi. Milleti uyutmak için bu yalanı söylediler. Öte yandan PKK'yla Öcalan'da pazarlıklar yapıldı, yapılmaya devam ediliyor ve Abdullah Öcalan'ın serbest kalması için, umut hakkı değil Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları üzerinden bir süreç geliştirecekleri anlaşılıyor.” ifadelerini kullandı. Türk halkının bunları kabul etmediğini ve etmeyeceğini vurgulayan Özdağ, “Hangi partiye oy verirse versin Abdullah Öcalan'ın özgürce sokaklarda dolaştığı bir Türkiye'yi Türk halkı kabul etmeyecek. Biz de diyoruz ki gelin seçime gidelim, siz Öcalan'ı yanınıza alın biz de Türk milletini yanımıza alırız, sandıkta hesaplaşırız ve buyurun hodri meydan.” diye konuştu.
KEMAL KILIÇDAROĞLU KAYBEDERSEK KAYBEDELİM DEDİ
Öğrencilerin sorularını yanıtlayan Özdağ, “Sizce 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde Sinan Oğan'ı aday göstermeniz bir hatam mıydı?” sorusuna, “Hayır, hiç hata değildi, rakamlar bunu söylüyor çünkü. Biz Ata İttifakı olarak 2,4 oy aldık, çıkardığımız aday ise 5,3 oy aldı ve böylece seçimler ikinci tura kaldı. Ama bizim çıkardığımız adaya oy verenler birinci turda yüzde 3’ü Adalet Partisine veya Zafer Partisine değil AK Partiye veya MHP’ye oy verdi. Eğer Sinan Ogan'ı çıkartmamış olsaydık nasıl parlamento seçimlerini birinci turda cumhur ittifakı aldıysa cumhurbaşkanlığı seçiminde birinci turda Erdoğan alırdı. Biz en azından ikinci tur için muhalefete bir fırsat verdik.” dedi. Birinci turda Kemal Kılıçdaroğlu’nun alabileceği oyu aldığını ikinci turda seçmeni ikna etmek kendisinin İçişleri Bakanlığını devralmasını görmek isteyen vatandaşların oyunu almak gerektiğinin altını çizen Özdağ, “Fakat bunu Kemal Kılıçdaroğlu'na anlatamadık ve Kemal Kılıçdaroğlu kaybedersek kaybedelim dedi” şeklinde yanıt verdi.
Özdağ, daha sonra Denizli programı kapsamında Başkarcı Mahallesi'ne geçerek lokma hayrına ve halk buluşmasına katıldı.

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.