Denizli Barosunun Adli Yıl Açılış Mesajı

Denizli Barosunun Adli Yıl Açılış Mesajı

Denizli Baro Başkanı Av. Adnan DEMİRDÖĞER Adli yıl açılışı ile alakalı şu açıklamayı yaptı.

A+A-

Bugün yeni bir  Adli Yıla başlarken, yine yeniden ve her zaman, bu ülkeyi bize vatan yapan önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına bir kez daha saygılarımı ve şükranlarımı sunuyorum. Vefat eden meslektaşlarıma Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve sabır diliyorum.

Geçen yıl Adli Yıl açılış konuşmamızda, Denizli’de Bölge Adliye Mahkemesinin açılmamış olmasının büyük bir eksiklik olduğunu ifade etmiştim. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi kuruldu. Burada, bu konuda çok büyük emeği geçen başta Büyükşehir Belediye Başkanı olmak üzere tüm kişi, kurum ve kuruluşlara da teşekkürlerimi sunuyorum.

Yine Denizli’deki ek adliye binasının açılmamasının, Denizli’mizin bir ayıbı olduğunu, derhal açılması gerektiğini ifade etmiştim. Çok şükür bugün itibariyle ek binamız açılmış bulunmaktadır. Bu konuda büyük emekleri olan Denizli Cumhuriyet Başsavcımıza çok teşekkür ediyorum.

Daha önceki yıllarda olduğu gibi, maalesef ki geçen yılda da ülkemizde ve de Denizli’mizde kadın cinayetlerinin işlendiği görülmektedir. Pınar Damar, Dilara Yıldız, İrem Evren, Şebnem Şirin gibi daha nice kadının yaşam hakkının elinden alınmaması için Denizli Barosu olarak İstanbul Sözleşmesine evet diyoruz. 

Değerli Meslektaşlarım,

Elbette ki yargı alanında dün olduğu gibi, bugün yapılan ve gelecekte yapılacak olan tüm hizmetler değerlidir. Bununla birlikte, yargının yükü her geçen zaman da artmaktadır. Bu yargı sorunları dün de vardı, bugün de var ve yarın da olacaktır. Fiziki şartların iyileştirilmesi yargının sorunlarının çözümü noktasında elbette önemlidir. Ancak asıl önemli olan yargı alanındaki zihniyetin değişmesidir. Bu nedenle, 15 temmuz hain darbe girişiminin bir daha yaşanmaması için, kamu görevlerine girişte ve kamu hizmetlerinden faydalanmada liyakat ve eşitlik ilkesinin uygulanmasının ana hedef olması gerekir.

Aynı olay ile ilgili farklı yargı kararlarının olması, Yüksek mahkemelerin birbirlerini üst olarak görmesi, yine yüksek mahkemelerin Anayasal hükümlere aykırı hareket etmesi gibi birçok husus yargıya olan güveni azaltmış ve her geçen gün azaltmaya devam etmektedir. Bu nedenle Yerel Mahkemeler ve Yüksek Mahkemeler şartlara, olaylara, kişilere ya da konjonktüre göre değil, tamamen bağımsız bir şekilde hak, hukuk, adalet duygularına göre vicdani karar vermelidir. Adaletin gözü kördür, kulağı sağırdır. Bundan dolayı kişilere, yapılara, bir zümreye, konjonktüre ya da sosyal medyaya bağlı olmaksızın karar verilmesi gerekmektedir.

Değerli Meslektaşlarım,     

Savunma yani biz avukatlar yargının üç sac ayağından biriyiz. Bizler yargının bağımsızlığına, tarafsızlığına katkı sağlayan en önemli unsuruz. Bu hususu, birlikte saygı ve barış içinde çalıştığımız bazı hakim ve savcılarımızı tenzih ederek, yargının diğer unsurlarına yeniden hatırlatmak zorunluluğunu hissetmekteyim. Yargı sadece hakim ve savcılardan oluşmaz. Biz de varız. Biz olmazsak yargı olmaz. Çünkü yargıda silahların eşitliği söz konusu olup, savunma tarafı olan bizler silahların eşitliği konusunda olmazsa olmaz konumdayız. Silahların eşitliği ilkesine aykırı davranıldığında, savunma yok sayıldığında hukuk sistemi çöker.

Altını çizerek söylüyorum ki, bir ülkenin yargısal savunması ne kadar güçlü, hâkim ve savcıları ne kadar bağımsız ise o ülkede adalet vardır, hukuk vardır, eşitlik vardır. Bu nedenle, geçen yıl da söylediğim ve her zaman söyleyeceğim gibi, siyasetin elini eteğini yargının üstünden çekmesi, yani yargıyı biz yargı mensuplarına bırakması gerekir.

Değerli Meslektaşlarım,

Gerek açılan hukuk fakülteleri gerek arabuluculuk gerek uzlaştırmacılık gerek seri muhakeme müessesesi gerekse noterlere devredilen yetkiler, Avukatlık mesleğinin faaliyet alanlarını daraltmış bulunmaktadır. Ayrıca her ilde hukuk fakültesi kurulması, kontenjanların artırılması, hukuk mezunlarının hızla artması, işsiz genç avukat sayısını giderek artırmaktadır.

Denizli Barosunda son bir yılda 200 meslektaşımız ruhsat almış, 50 meslektaşımız da nakil alarak gelmiştir.

Avukatlık mesleğine gerek fiziki gerekse ekonomik şiddet uygulanmaktadır. Davanın tarafı olmayan biz avukatlara haciz mahallerinde, bürolarımızda, resmi kurumlarda ya da konum fark etmeksizin herhangi bir yerde fiziksel ve manevi saldırılar yapılmaktadır. Meslektaşlarımız öldürülmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki, avukatlar boşanmanın, cinayetin ya da icra takibinin, kısaca hukuksal hiçbir faaliyetin sebebi değildirler. Bu noktada, Denizli Barosu ve Denizli Barosu avukatları olarak, saldırıya uğrayan tüm meslektaşlarımızın yanında ve her türlü şiddetin karşısındayız. 

Günümüz koşullarında, son bir yılda enflasyonun %80 olduğu ancak günlük yaşamda daha da yüksek olduğu bir ortamda, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve CMK ücretleri çok düşük kalmış ve komik bir hal almıştır. 6 ay gibi bir sürede Asgari ücretin 2 kez artırıldığı, ek bütçenin yapıldığı bir ortamda, bu düşük tarife ve ücretler ile çalışmak biz avukatlar için adeta köleliktir. Ekonomik şiddettir.

Avukatlık Asgari ücret tarifesi ve CMK ücretinin insani yaşam koşullarına uygun bir orana çekilmesi yönünde Türkiye Barolar Birliği Başkanlar toplantısındaki alınan kararın arkasındayız. CMK ücretlerinin avukatlık asgari ücret seviyesine çıkarılması gerekmektedir. Aksi halde şartlarımız iyileştirilinceye kadar, yasal tüm haklarımızı kullanacağımızı burada bir kez daha ifade ediyoruz.   

Bu çerçevede;

Avukatlara yapılan fiziksel saldırılar tutuklama nedeni sayılmalıdır.

Hukuk Fakültelerinin kapatılamayacağına göre kontenjanları düşürülmeli, baraj puanları yükseltilmelidir.

Avukatlık asgari ücret tarifesi hemen bugün, insani yaşam koşullarına uygun bir miktara yükseltilmelidir.

CMK ücretleri de avukatlık asgari ücret miktarına çıkarılmalı, KDV alınmamalı ya da KDV oranının %1 olarak ele alınması gerekmektedir.

Bir yıl veya daha uzun süre öncesinden kesilen, kesildiği gibi KDV si ödenen Beraat vekalet ücretine dair faturaların, bekletilmeksizin ödenmesi ve bundan sonra da gecikme yapılmaksızın ödenmesi gerekmektedir.

Bağlı çalışan meslektaşlarımızın CMK ücretlerinin kendi şahsi hesaplarına ödenmesi gerekmektedir.

Avukatlık mesleğinin faaliyet alanlarının genişletilmesi ve yeni iş sahalarının yaratılması gerekmektedir.

Adliye etrafında ofisi bulunan meslektaşlarımızın daha rahat çalışabilmesi için adliye yakınına da noterlik açılması gerekmektedir.

Kişisel Verilerin Korunması kanunu ile Avukatlık kanununun özdeşleştirilmesi ve biz avukatların sorunlarının ivedilikle çözümlenmesi gerekmektedir.     

Değerli Meslektaşlarım,

Avukatların dilini kopartmak gerek diyen Napolyon’un, yakalandıktan sonra ilk talebi avukat istemek olmuştur. Herkes bir gün avukata ihtiyacı olabileceğinin bilinci ile hareket etmelidir.

Yargının daha az eleştirildiği, mesleki sorunlarımızın çözüme ulaştığı bir yıl olması temennisi ile Yeni Adli Yılımızı kutlar, başta meslektaşlarım olmak üzere yargı çalışanlarına, adalet bekleyen tüm yurttaşlarımıza hayırlı olmasını dilerim.

Ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Yurtta sulh cihanda sulh sözü doğrultusunda 1 eylül dünya barış gününüzü kutlarım.      

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.