Tülay Gazalcı

Tülay Gazalcı

Yazarın Tüm Yazıları >

Kadınlı Erkekli Yaşamak Hayat Zorunluluğudur

A+A-

KADINLI ERKEKLİ YAŞAMAK HAYAT ZORUNLULUĞUDUR

‘’İnsan bilgisiz doğar ve aptal değil. Sadece eğitilerek aptal olurlar.’’ (Bertrand Russell )

İnsanoğlu bilmek ister çünkü bildiğini sever, bilmediğinden korkar. Düşünme, keşfetme, ufkunu genişletme ve nesiller arası kazanılan tecrübeleri aktarmanın temel yolu eğitimdir. Eğitilmeyen insan bildikleri ile sınırlı kalır. Ya da bildiğini sandıklarıyla… Sürekli yüklenen fakat bizleri bir adım dahi öteye taşımayan eğitim anlayışının sonucunda aptallaşmış bireyler olmamız kaçınılmazdır. Eğitimin sonucu gelişim ve devamında da değişim ile hareket etmiyorsa, yerimizde sayıyoruz demektir.

Gündem konumuz karma eğitim. Atılan bu adım eğitimde siyasi emelleri uygulayabilmek adına sınır genişletmedir. Toplum tarafından verilecek tepkilere göre ileri veya geri atılacak adımın denemeleridir.

Oysaki saymaya kalksak;

*Okullarda çocuklar arası yaşanan şiddet

*Öğrenci merkezli olmayan eğitim anlayışı

*Uygun fiziksel şartlara ve yeterli materyallere sahip olmayan okulların çokluğu

*Yeteneklerine göre yön bulamayıp, önüne konulan yönü çıkış noktası gören köreltilmiş zihniyet sahibi milyonlarca öğrenci

*Nitelikten uzak, yıldırma politikası hali almış verimsiz eğitim anlayışı

*Aynı bakanlığa bağlı olan okulların amaçsız ve altyapısız olarak sadece isim değişikliği alarak sınıflandırılması

*Sistem adı altında yapılan yanlış uygulamalar kimin dikkatini çekiyor ki?

Hiç birimiz imam hatiplere, kız meslek liselerine ya da erkeklerin çoğunlukta olduğu diğer okulların varlığına karşı değiliz. İhtiyaçtan fazla açılan okulları doldurma çabası ile, var olan sorunları bir kenara bırakıp yeni sıkıntıların yaratılmasına karşıyız. Sorunlar çözülemeyip, her gün bir yenisi daha eklendiği sürece MEB tartışılan bir bakanlık olmaktan öteye gidemeyecektir.

Çocukları cinsiyetlerine göre ayırmak izole etmek yaşamlarının o döneminde öğrenebileceklerinden mahrum kalmaları anlamına gelir. İlköğretim çağının ilk kademesi çocukların bazı gelişimsel becerileri kazandıkları önemli bir dönemdir. Yaşanabilecek sorunları çözme becerisi sadece kendi cinsiyeti ile sınırlı tutulduğu zaman suni bir ortam içinde gelişecektir. Kız veya erkek diye ayırarak gerçek dünyaya hazırlanmada dezavantajlı bir durumu yaşayacaklardır. Kız ve erkek çocukların küçük yaşlardan itibaren bir arada olmaları, farklılıklarını ve benzerliklerini tanımalarına ve kadın veya erkek ego manyasını ortadan kaldırarak, cinsiyetin ötesinde insanca yaşamayı öğrenmelerini sağlayacaktır.

‘’Milli Eğitim temel Kanunu’nun15. Maddesine göre ; ‘Okullarda kız ve erkek karma eğitim yapılması esastır. Ancak eğitimin türüne imkân ve zorluklara göre bazı okullar, yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrencilere ayrılabilir’ hükmü açıkça yer almaktadır. Karma eğitimin sonlandırılması veya böyle bir duruma zemin hazırlanması kesinlikle söz konusu değildir.’’ Bu gerçeğe rağmen birileri ısrarla eğitim

ortamlarını cinsiyet üzerinden bölmeye kalkıyorsa, iyi niyetlerinden yana şüpheye düşmek yanlış olmaz sanırım.

Eğitimde taşlaşmış halde bulunan sorunları çözmek yerine, Ne den eğitim başta olmak üzere toplumu ilgilendiren her konuda tek tip yaklaşımı tercih ediyorsunuz?

Ve Kadın toplumsal hayata katılacaksa niye okullar karma olmaktan çıkarılıp, cinsiyet odaklı eğitime dönüştürülmeye çalışılıyor?

Hayatın dengesini bozarak yeni bir düzen kurmaya çalışmak hayalden öte bir durum değildir.

Tülay GAZALCI

EĞİTİMCİ YAZAR

Bu yazı toplam 3987 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.