Dr.Yasin ERCİLSİN

Dr.Yasin ERCİLSİN

Dr.Yasin ERCİLSİN
Yazarın Tüm Yazıları >

Sarıkamış'ta binlerce şehidi bunun için mi verdik; Kars ve Iğdır ne halde?

A+A-

 

Birinci Dünya Savaşı'nın bütün dünyayı kasıp kavurduğu günlerde Enver Paşa Rus esaretindeki Kuzey Doğu Anadolu'nun kurtarılması ve Türkistan yolunun açılması için büyük bir askeri harekata girişti. Sultan II. Abdülhamid döneminde savaş tazminatı olarak Ruslara devredilen Kars ve çevresi hem Ermeni çeteleri hem de Rusların esareti altındaydı. Turan Yolu’nu açmak ve Kafkasya'ya çıkmak isteyen Türk ordusu Erzurum hattından Kars'a doğru ilerlemeye başladı. Aralık 1914'te başlayan bu çatışmada Türk ordusu Kars'ın şu anki ilçeleri Sarıkamış ve Selim'e kadar ilerledi. Ancak stratejik açıdan kritik olan bu askeri operasyon hesap edilemeyen çevresel faktörler nedeniyle istenilen sonucu vermedi. 

Yine de Rusların en çok kayıp verdiği cephelerden biri oldu ve uzun soluklu savaş sürecinde Ruslar bölgeden çekildiler. Nihayet Kazım Karabekir Paşa'nın Doğu Cephesi Harekâtı ile kesin bir şekilde Kars ve Iğdır yıllar sonra tekrar ülke topraklarına katıldı. Ancak gelin görün ki bugün Kars ve Iğdır'daki yönetim başarısızlıkları şehirlerimizi yaşanmaz hale getirdi. Gönül isterdi ki bu yazıyı kaleme alırken talihimiz yaver gitmedi diyerek işin içinden çıkalım ancak durum hiç de öyle değil. Kars ve Iğdır Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü döneminde çok büyük emek harcanan bölgemizdi. Nitekim Ruslardan kredi alınarak Iğdır Ovası’na sulama kanallarının açılması, Ağrı Dağı'nın eteklerindeki bataklıkların kurutularak tarıma açılması oldukça önemli atılımlardı. Hatta Rusya'dan pamuk tohumları alınması, pirinç ekimi yapılması bölgenin vizyonunu değiştirdi. 

Kars'ta da aynı şekilde hayvancılığın desteklenmesi, şehir merkezine içme suyu getirilmesi 1930'larda planlanan ve hayata geçirilen uygulamalardı. Örneğin 1930'larda Iğdır'ın hidrografya haritasının çıkarılması, Kars il merkezine Borluk suyunun ulaştırılması nerdeyse 90 yıl önce yapılmıştı. Birçok arşiv belgesi de bu yazımızı destekliyor. Ancak gelin görün ki bugünlerde şehirlerimizin kalite ve kapasitesi istenilen noktada değil hatta daha da geriye gitmiş durumda. Örneğin Iğdır’da temiz içme suyu sıkıntısı var, iki ay boyunca 24 saat su akıtılamayacağı açıklandı. Halkın tepkisi ve il idarecilerinin birbirlerini suçlamalarının ardından sorun giderilmeye çalışıldı fakat bu kez de suyun kalitesi düşük ve su oldukça kirli. Iğdır yapılan ölçümlere göre Türkiye'nin en kirli havasına sahip şehri. Adeta soba borusundaki isi soluyoruz. Alt yapı sorunları çözülemedi. Kars’ta da yine aynı şekilde alt yapı sorunları giderilemedi. İstenilen atılımlar yapılamadı. 

Cumhuriyetin ilk dönemlerinde “Şark Kırmızısı” diye tohumluk boğa üreten topraklarda geçtiğimiz yaz aylarında binlerce hayvan telef oldu müdahale edilemedi veya edilmedi. Çiğ süt alımı çok ucuz olduğundan üretim düştü ve köylerdeki göç hızlandı. Tarihi mekanlar istenilen şekilde korunamadı. Hem Kars hem de Iğdır, açılması planlanan Zengezur Koridoru’nun önemini kavrayamadı. Konaklama, alt yapı, hastane, ulaşım gibi birçok sorun çözülmeyi bekliyor. Bütün bu şartları hesaba kattığımızda insan sormadan edemiyor uğruna binlerce şehit verdiğimiz bu topraklar neden bu halde?

Mehmet Akif'in de dediği gibi,

 “Sâhipsiz olan memleketin batması haktır,

Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır.

Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar,

Uğraş ki telâfi edecek bunca zarar var…”

Güzel yarınlarda buluşmak dileğiyle...

Bu yazı toplam 1190 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.