Sedat Serdaroğlu

Sedat Serdaroğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Türkçülük Bayramı

A+A-

 

Tarih: 3 Mayıs 1945, yer: Tophane Askeri Hapishanesi.

Ortada örtüsüz bir masa, masanın etrafında 10 mahkûm. Tam bir yıl önce Nihal Atsız- Sebahattin Ali davasının yeni celsesi öncesi başlayan ve vatansever Türk gençleri tarafından düzenlenen “Ankara

Nümayişinin” yıldönümü anılıyor. Bu; ilk Türkçülük günü kutlamasıdır. Nihal Atsız, Zeki Velidi Togan, Nejdet Sançar ve Reha Oğuz Türkkan başta olmak üzere Türkçülükten suçlu aydınlar tarafından kutlanmıştır ve bu hazin tablonun güzel neticesi, yakılan ateşin harı eksilmeden günümüze kadar gelebilmiş olmasıdır.

                Türk devletini yokluklar ve imkânsızlıklar içerisinde yeniden kuran irade, milletin yaradılışından ve mazisinden aldığı güçle çelikleşen Türklük karakteridir. Türk Devletin kurucusu Mustafa Kemal sıklıkla buna vurgu yapmış, kendisi ile ilgili övgüleri bile Türk milli kimliği ile anlamlandırmıştır. “Doğuşumdaki tek fevkaladelik Türk olarak dünyaya gelmemdir” ,”Benim hayatta yegâne fahri servetim Türklükten başka bir şey değildir” diyen bir liderin kuracağı cumhuriyet pek tabiidir ki bu karakter üzerine inşa edilecek ve bir gün bu cumhuriyet tehdit altında kaldığında yine aynı iradeye sahip gençler ve aydınlar tarafından korunup kollanacaktır.

                Devletlerin dünyanın genel seyri dışında kendi milli politikalarını yürütmeleri (güçleriyle orantılı) çok nadir rastlanılan hadiselerdendir. En belirgin örnek olarak ikinci dünya savaşının ilk yıllarında cephede üstünlük Almanlarda iken Türkiye’yi idare edenlerin Alman yanlısı tutumlarının cephe üstünlüğü Sovyetlere geçince Sovyet yanlısı bir tutum ve politikaya dönüşmesidir.

                Türkiye’de bu gelişmelere paralel olarak ülke genelinde komünizm yanlısı yazar ve düşünürlerin faaliyetleri hız kazanmış, komünizm propagandası yapan yayınlar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından satın alınarak dağıtılmaya başlanmıştır. Hüseyin Nihal Atsız mevcut duruma dikkat çekmek amacıyla devrin başbakanı Şükrü Saraçoğlu’na mektuplar yazmış, başta Sebahattin Ali olmak üzere komünist faaliyetlerin içinde bulunanlara arka çıkan Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’i istifaya davet etmiştir. Sebahattin Ali ve Hüseyin Nihal Atsız arasındaki mesele mahkemeye taşınmış, Ankara’da görülen davanın 3 Mayıs 1944 de ki celsesi öncesinde Türkçü öğrenci ve aydınlar Ankara sokaklarında “Kahrolsun Komünistler” sloganlarıyla eylem yapmış, heyecanla sokağa fırlayan vatansever gençler Ulus’a kadar yürümüş, polis müdahalesi ile dağıtılan eylemcilerin 165’i gözaltına alınmıştır. Hemen ardından devrin hükümeti “Irkçılık- Turancılık” suçlamasıyla Hüseyin Nihal Atsız ve onunla bir şekilde münasebeti bulunan, aralarında Alparslan Türkeş’in de bulunduğu pek çok kimseyi tutuklatmış ve yargılamıştır. Mahkeme sonucunda Zeki Velidi Togan, Hüseyin Nihal Atsız, Alparslan Türkeş, Reha Oğuz Türkkan, Cihat Savaş Fer, Nurullah Barıman, Fethi Tevetoğlu, Nejdet Sançar, Cebbar Şenel ve Cemal Oğuz Öcal çeşitli cezalara çarptırılmış ve Yargıtay kararı bozuncaya kadar yaklaşık bir buçuk yıl ceza evinde kalmışlardır.

                3 Mayıs 1944 olaylarını fikirden harekete geçiş olarak okumayı, belki devam edecek süreçte yeni siyasi oluşumların ortaya çıkmasıyla bağlantılı sayıp kabul edebiliriz ancak aslında cumhuriyeti kuran iradenin özüne dönüş hareketi olarak algılamamız daha doğru olacaktır. Zira yine Mustafa Kemal’in ”Türkçülük öyle şerefli bir bayraktır ki bu bayrağı vatanın her köşesinde durmadan dalgalandırmak her Türk’ün ilk ve milli vazifesidir.” sözü durumu gayet açık, yerli yerine koymaktadır.

                Pek tabidir ki Türk ve Türkçülük düşmanlarının konuyu başka şekilde isimlendirme ve lekeleme çalışmalarını da gördük ve görmeye devam edeceğiz. Onlara da Nihal Atsız’ın şu sözleriyle selam gönderip 3 Mayıs Türkçülük gününüzü kutluyorum. “Haritalarda ırkımızın yaşadığı yerlere baktık, milletimize fenalık edenleri tarihte okuduk ve milli kini ateşten damgalar gibi kalbimize yazdık.”

Bu yazı toplam 556 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.